HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ TEMİZLİĞİ

Günümüzde çevre temizliği konularına olan ilgi giderek artmakta, bu kapsamda daha önceleri önemsenmemiş olan HVAC sistemlerinin kirliliği kapalı mekanlarda yaşayan tüm kent insanları açısından çözümü zorunlu bir sorun haline gelmektedir. Batıda halk sağlığı istatistikler ile izlenmekte, ortaya çıkartılan sorunlara ilgili meslek disiplinlerinin sorumluluğunda çözüm aranmaktadır. Yaşamımızı daha konforlu kılmak için büyük bedeller ödenerek yapılan modern binalarda kullanımdan doğan sorunlar izlenip bertaraf edilmez ise basta sağlık sorunları olmak üzere çözümü oldukça güç bir dizi havalandırma kaynaklı problemin ortaya çıkmasını kaçınılmaz olmaktadır.

KİRLİLİĞİN YARATTIĞI SAKINCALAR VE RİSKLER

Zamanımızın % 60-90 lık bir kısmının kapalı mekanlarda geçiyor olması, iç hava ortam kalitesinin günlük yaşamımıza olan etkilerini ele almak noktasında tek başına yeterli bir neden olmaktadır. Amerikan Çevre Koruma Örgütü EPA’nın yapmış olduğu ölçümler, bize, dış ortamdan yalıtılmış modern binalardaki kötü iç hava kalitesinin, bizim kirli diye sözünü ettiğimiz dış ortam havasına göre 70 kat daha tehlikeli olduğunu göstermektedir. Amerikan Alerji Uzmanları Birliğin den yapılan açıklamaya göre, hastalıkların oluşması ve yayılması %50 oranında bozuk iç ortam hava kalitesinden kaynaklanmakta, alerjiden şikayet edenlerin 1/6 sı bu nedenle doktora başvurmaktadır. Yine bu kaynağa göre gene aynı nedenden ötürü işgücü verimindeki kayıp %4’leri bulmakta, sadece bu şekilde her yıl 60 milyar dolar, medikal giderlerde ise 1 milyar dolar milli gelir kaybı söz konusu olmaktadır.

a)- İç Hava Kalitesi ve Sağlık Sorunları

Esas itibarıyla gerek konfor gerekse de endüstriyel iklimlendirme işlemlerinin temel amacı, arzu edilen ideal sıcaklık ve nem değerlerinde sabit kalarak, ortama filtre edilmiş temiz hava sağlamaktır. İklimlendirilecek ortamlar çok çeşitli olmakla beraber, insan faktörünün göz önüne alınmasının gerekli olduğu durumlarda asgari düzeyde temizlik değerlerinin tutturulabilmesi uygulamacılara bir takım sorumluluklar yüklemektedir.

Havalandırma sistemi, devreye alınmasının ardından, iç ve dış ortamdan alınan havada bulunan bir takım kirleticiler tarafından kirlenmeye maruz kalır. Ortama verilen karışım havasında hijyen şartlarının zamanla ortadan kalkması, İHK (İç ortam Hava Kalitesi)’de bozulmaya yol açmaktadır. Bunun sonucu HBS diye adlandırılan birtakım sağlık sorunları oluşmaya başlamaktadır.

HBS (Hasta Bina Sendromu): Bu terim başka her hangi bir nedenle bağlantı kurulamadığı durumlarda tam olarak tanımlanamayan rahatsızlığın, çalışılan veya ikamet edilen ortamla ilişkili olduğu düşünülen durumlarda kullanılır. Belirtileri şunlardır:

• Bina sakinlerinin çok yoğun bazı rahatsızlıklarla ilgili belirtilerden şikayet etmesi; bas ağrısı, göz, boğaz, burun iritasyonları, kuru öksürük, kuru ve kaşıntılı deri dökülmeleri, baş dönmesi ve mide bulantısı, konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk, kötü kokulara karsı hassasiyet.

• Tanımı yapılamayan ve binanın terk edilmesinin ardından ortadan kaybolan rahatsızlıklar.

Dünya Sağlık Örgütü WHO’nun bildirdiğine göre dünya üzerinde bulunan yeni nesil binaların %30’ luk bir kısmı bu yukarıda bahsi gecen rahatsızlıklara neden olan kötü iç hava kalitesine sahiptir.

b)- İşletme Verimliliği Acısından İç Ortam Hava Kirliliği

Genel olarak her havalandırma sisteminde gereksinime göre hassasiyeti değişen bir veya daha fazla filtre bulunmaktadır. Ancak bu filtreler çevrimin başlangıcında, yani emiş menfezi ya da dış hava panjuru üzerinde değil, emiş ve üfleme kanallarının tam ortasında, klima cihazı içerisinde bulunmaktadır. Bu su anlama gelir: İç ortamdan emilen kirli hava ile, dış ortamdan emilen kontrolsüz dış hava içerisinde bulunan kirleticileri taşıyan emiş kanalları herhangi bir filtrasyon işlemi görmemektedir. Bu nedenle emiş kanalı içleri ciddi bir kirliliğe uğramaktadır. Filtre ancak üfleme kanallarını kısmen temiz tutabilmektedir. Karışım havası kullanan klima sistemlerinin işletiminde genellikle düşülen yanılgı budur. Kirli kanallarda sürüklenen toz, kir parçacıkları klima santralindeki filtrelerin çok daha çabuk kirlenmesine ve ömrünü zamanından önce doldurmasına neden olmaktadır.

Havalandırma santralindeki filtrelerin ve kanal içlerinin kirliliği, kanal montajı sırasında yapılmış hatalar, inşaat esnasında veya sonrasında oluşan kirler, yarattıkları sürtünme kayıpları nedeniyle toplam hava debisinde azalmaya neden olurlar ki bu da kaybın karşılanması için bir miktar daha elektrik enerjisi gerekli olacağı anlamına gelmektedir. Yapılan ölçümler sonucu, serpantin yüzeyindeki 1mm’ -lik kir tabakasının, ısı transferini yaklaşık olarak %10 oranında azalttığı görülmüştür. Bir başka deyişle, aynı ısıl verimi elde etmek için yapılması gereken enerji sarfiyatının %10 artırılması gerekmektedir.

c)- Tesis Ömrü Açısından İç Ortam Hava Kirliliği

Temiz ve pürüzsüz bir yüzeye oranla kirlenmeye başlamış ve pürüzlülüğü artmış bir yüzeyde kir ve toz parçacıkları daha kolay ve daha fazla birikmektedir.

Metalik yüzeye yapışan nemli kir, toz topaklarında üreyen küf ve mantarlar, aynı zamanda daha fazla nem tutulmasına da zemin hazırlayarak korozyonu başlatmakta veya varsa hızlandırmaktadır.

d)- Yangın Güvenliği Acısından İç Ortam Hava Kirliliği

Birçok durumda havada asılı partiküller organik bileşiklerden oluşmaktadır. Özel olarak un, kömür tozu, tahıl kabukları ya da tekstil lifleri gibi ürünlerin kanal içerisinde biriktiği durumlar çok daha büyük tehlike oluşturmaktadır. Ayrıca havanın cebri olarak fanlar yardımıyla hareket ettirilmesinden dolayı kanal yüzeylerinde oluşan statik elektrik yükünün deşarjı anında kıvılcımla başlayan yangınlar olduğu da bilinmektedir. Örneğin sadece Almanya’da bu güne kadar 60 kişinin ölümüyle sonuçlanan 500’e yakın patlama ve yangın olayında sebebin, "hava kanallarında biriken tozlar" olarak itfaiye istatistiklerine geçmiş olması dikkate değerdir. Ayrıca, yangın başka sebeplerle başlamış olsa bile hava kanallarında birikmiş organik yanıcı bileşiklerin tutuşması ile oluşan yanıcı gazlar havalandırma kanallarından binanın bir bölgesinden diğerine geçerek yangını yaygınlaştırmaktadır.